Yazar Makaleleri


 Abdullah Büyük


  Müslüman Davetçinin Temel Özellikleri
Ekleme Tarihi: 26.08.2018

Abdullah Büyük/Ocak / 2012

İslamiyet’i değil, müslümanlığımızı güncelleştirmeliyiz. Bu demektir ki müslümanlığımızı yenileme hakkına sahibiz. Yaşadığımız dünyada, olayları, gidişatı iyi okuyabilirsek, aşağıdaki özelliklere ne kadar muhtaç olduğumuzu anlarız. Sırtımızı dönmek, gözümüzü kapatmak çözüm değildir. Mehmet Akif Merhum: “Müslüman, her sabah, Kur’an’ın o gün indiği bilinciyle uyanmalı ve hayata bakmalıdır” der.

Müslüman davetçinin eğitiminde 4 temel konu vardır ki, bunlar olmadan, davet vazifesini yapmak çok zordur:

a)    Manevi yükseliş.

b)    İslamiyet’i bilmek ve doğru olarak anlamak.

c)     Çağdaş dinler ve ideolojiler hakkında yeterli bilgi sahibi olmak.

d)    Davete ait metotları, aça ve gereçleri öğrenmek.

Miladi 2012 Ocak ayı ile mesaj ve yayınına devam eden Ribat Dergimizin siz muhterem okurlarına, bu ayki yazımızı sunmanın süruru içindeyiz. Yeryüzünün sorumluluğunu yüklenmiş olan biz müslümanlar, vazifelerimizi, görevlerimizi iyi idrak etmeli ve üzerimize düşen ne varsa yapmalıyız. Bu konuda bizlere rehberlik yapacak olan temel konuları dikkatlice okur ve anlarsak, davet vazifemizi adeta formattan geçirmiş oluruz. Eksikliklerimizi bilmek ve tamamlamak bir erdemdir.

DİSİPLİN

İslam davetçisi disiplinli olmak zorundadır.

a. Sözünde durmak, verdiği sözü harfiyen yerine getirmek.

b. Günlük hayatında programlı olmak.

c. Hayatın tüm safhalarını plan üzere uygulamak.

d. Aldığı görevi yerine getirmek, yarıda bırakmamak, eksik yapmamak.

e. Disipline kendisi uyduğu gibi, disiplinli insanlarla bulunmak, her işinde ve yapacağında disiplinli Müslümanlarla birlikte olmak.

f. Ailede, işyerinde, çevresinde disiplin.

g. Planladığı işi baştan savma yapmamak, emek ürünü olarak ortaya çıkarır.

i. Görevlerinde sorumluluk duyar.

FEDAKÂR OLMAK

İslami hareketin en önemli vasıflarından birisi de fedakâr Müslümanlara sahip olmasıdır. Fedakârlık hareketin en önemli ilmi ve manevi silahıdır,

a. Malda fedakarlık.

b. Canda fedakarlık.

c. Ailesinden fedakarlık.

d. İşinden fedakarlık.

e. Zamanından fedakarlık

f. Nefsinden fedakarlık.

g. Yemesinden, uykusundan fedakarlık.

h. Rızık endişesine düşmemek.

i. Nefsinden ve şahsından önce hareketi düşünmek, kendisini ikinci plana itmek.

İTAATKÂR OLMA

Davetçi müslüman, imamının, önderinin ve hareket içinde emeği geçenlerin emirlerine ve isteklerine itaat etmek zorundadır.

1. Verilen emirlerde neden, niçinler sorulmaz.

2. Kendi kişisel yorumlarına müracaat etmez.

3. Emir sahiplerine itaatin şart olduğu bilir.

4. İstişare neticesinde alınan kararlara uymayı vecibe olarak bilir.

5. Nefsini bir kenara bırakır, emirleri yapmaya çalışır.

6. Kendisi itaat ettiği gibi, itaat etmeyenleri de ikaz eder.

DÂVETÇİNÎN HAYATI VE ÇEKECEĞİ MEŞAKKATLER

Davetçinin hayatı meşakkat ve çilelerle doludur. Çile ve sıkıntıyı göze almayan bir müslüman davetçi olamaz. Çünkü İslam yolu çile, sıkıntı ve meşakkat yoludur.

1.     Çağdaş davetçilerin çektiği sıkıntıları göz önüne getirir ve ibret alır.

2.     Çağdaş şehitler silsilesinden bir halka olmayı niyetine alır. Bilir ki şehit, kendisini Allah’a adayan kimsedir. İlmini, gücünü, hizmetini O’na adayarak ölen insan şehittir.

3.     Şehitlerimizin hayatlarından tabloları göz ardı etmez.

4.     Çağdaş İslam düşmanlarının davetçilere karşı bakış açılarını öğrenmek zorundadır.

5.     Emperyalist inkârcıların İslam davetçilerine karşı uyguladıkları ve uygulattıkları muamelelere karşı tedbir alır.

6.     Bu sebeple dünya hayatı davetçi için sıkıntılarla doludur.

7.     Davetçi olmak, peşinen sıkıntıları kabullenmektir.

8.     Peygamberlerin çektiği meşakkatler gün ışığı gibi ortadadır.

9.     Meşakkatlere karşı tavrımız ne olacağını sormaya gerek yoktur. 

10. Çünkü meşakkat bir eğitim ve olgunlaşmadır.

İHTİSASLAŞMAK (Uzmanlık Alanını Tespit Etmek)

Müslüman hayatında mutlaka bir alanda ihtisas sahibi olmalıdır. Her işten anlayacağına, bir işten anlamalı ama tam anlamalıdır. Herhangi bir iş akla geldiğinde, o müslüman çağrılmalıdır.

1-    Müslüman kendi hayatında, kendisine temel meslek olarak bir işi seçmek zorundadır.

2-    Seçtiği bu mesleği, İslam’a, hizmete yönelik bir iş olmalıdır.

3-    Seçeceği mesleğinden kendisi yararlandığı gibi, hareket de hizmet de yararlanmalıdır.

4-    İhtisas alanı olarak seçtiği mesleğini en iyi yapan insan haline gelmelidir.

5-    Uzmanlık sahalarının tespit edilmesi, bu tespitlere göre davetçilerin organize edilmesi ve davetçinin kendi kabiliyetine yönelik meslek seçiminde, ehil olan kimselere de danışmalıdır.

MÜSLÜMANCA DAVRANIŞLARDAN

Müslüman önce müslümana yakışır davranışlar içinde olmalıdır. Eğer kendisini bu tür olgun davranışlar içine sokamıyorsa, iyi bir davetçi olamaz. Olgunluk ve mütekâmil bir davetçinin uyması gerekli hallerinden bazıları şunlardır:

1-    Münakaşa ve gösterişten sakınmak.

2-    Yaptıklarını ve çalışmalarını Allah rızası için yapmak, bu rızayı gütmeyenlere tavrını belirlemek.

3-    Çok gülmemek, çok konuşmamak, çok uyumamak, çok yemek yememek, çok şakalaşmamak.

4-    Konuşurken bağırmadan konuşmak, mütebessim bir eda içinde bulunmak, dedikodu ve gıybetten sakınmak.

5-    Müslümanlara karşı sevgi, inkârcılara karşı buğz beslemek.

AHLAK - İHLÂS VE AMEL

İslam davetçisi önce ahlaklı alacaktır. Ahlakı olmayan bir davetçide ihlâs da olmaz… İhlâsın olmadığı bir müslüman ise amel-i salih işlemede zorluk çeker. Yaptığı amelleri rıza-yı ilahi için değil, nefsi için olur. Bu nedenle önce ahlak... Sonra ihlâs… Sonra da amel gereklidir.

Bunu gerçekleştirebilmek için önce ahlaka dair şu hususları benliğinde yaşatmalıdır:

1.     Çevresinde huysuz ve sevilmeyen tip olmamalıdır.

2.     Yardımlaşmayı, arkadaşlarıyla sürekli olarak birlik içinde yaşamayı ve başkalarını kullanmamayı esas almalıdır.

3.     Kendisi için istemediğini, arkadaşları için de istememelidir.

4.     Önce arkadaşına ikramda bulunmalı, sonra kendisi yemelidir.

5.     Önce can, sonra canan değil, önce canan sonra can esprisini esas almalıdır.

İhlâs (Samimiyet)

1.     İhlâs şekil ve fiziksel davranışlar değildir. İhlâs samimiyettir.

2.     Eğilerek bükülmek, el pençe durmak, yere oturarak saatlerce hareket etmeden durmak, nefes almamacasına sessiz durmak, boynu bükük hareketlerde bulunmak ihlâs değildir. İhlâs, haddini bilmek, yerini bilmektir, davranışlarına hâkim olmak, Allah’tan korkmak, Rasûlü’nün hayatına uymak, nefsine ağır gelse de infak etmek, namazı kılmak, orucu tatmak, salihlerle beraber olmaktır.

3.     İhlâs kendi yakınlarını doğru olmasa da desteklemek değil, doğru olan uzak da olsa desteklemek ve muhabbet beslemektir.

4.     İhlâs en küçük bir biçimde de olsa, menfaat ve çıkar gözetmemektir.

5.     Her işin ve amelin Allah rızası esasına uygun olmasıdır.

6.     Bu önemli konular, sadece bir defa okunup geçilecek meseleler değildir. Okumak ve gerekiyorsa tartışmak, yorumlar yapmak ve tatbikat sahasına koymak lazımdır. Müslüman davetçiye yakışan tavır da budur zaten.

Yeryüzü insanının bunalıma girdiği ve inanan insanlara her türlü imkânların sunulduğu günümüzde, yatmak değil, koşmak ve koşturmak gerekiyor. Cümlenize selamlar ve sevgiler sunuyoruz.

  Diğer Yazı Başlıkları

Diğer Tüm Başlıkları Göster

» Yazarlarımız

» Bizden Haberler

» Videolar

» Makaleler

» Önerilenler

Faaliyet
Duyuru
Takvimi

Canlı Yayın
Tekrarı

Aile
Makaleleri

Üye Olmak
İstiyorum

Bağış
Yap!