Yazar Makaleleri


 Abdullah Büyük


  Barışın Toplumsal Boyutu
Ekleme Tarihi: 26.08.2018

Abdullah Büyük-Haziran/2013

Toplumsal barışta dikkat edilecek iki önemli nokta vardır. Bunlardan biri barışın fert ve aile bölümü, diğeri ise toplum bölümü…

Her üç sahada hizmet etmek -ki bunun adı irşat, tebliğ, ıslah ve inşa hareketidir- o zaman dikkatimizi çeken üç önemli vazife vardır. Bunlar:

1. Ferdin, ailenin ve toplumun aklını ve kalbini İslam’a açma vazifesi.

2. İslam dininin mesajının önündeki engelleri kaldırma faaliyeti.

3. İnsanın aklına ve kalbine ulaşmayı mümkün kılan ortamı hazırlama görevi.

Şu gerçeği kabul etmek gerekiyor: İnsanlar, Allah’ın davetine en çok barış ortamında kulak verebilirler. Bunun için, devletten halka doğru yapılan barış hizmetleri ile, halktan devlete doğru yapılan hizmetleri birbirine karıştırmamak gerekir.

Mesela, devletin, toplumu barışa yönlendirmesi için, çatıda barış olması gerekir. Çatıda barış sağlanınca iletişim devreye girer. İletişimde adımlar atılınca sırada anlayış devreye girer ve son nokta kabullenmektir. Yani, çatıda barış, iletişimin sağlanması, anlayış ve kabullenmektir.

Ülkemizde her zaman, herkesin okuduğu Fetih Suresi’nin ilk ayeti olan: İnna fetehna leke fethan mübîna, ayeti, zaferin değil, Mekke halkı ile 628 yılında yapılan Hudeybiye Anlaşması sonrasında gerçekleşen barışın önemine dikkat çeken bir ayettir.

Buna paralel olan ve düzeltilmesi icap eden bir konu daha vardır ki, bu noksan anlayış, bir türlü toplumsal barışı gerçekleştirmede başarılı olamamıştır. Fetih Suresinin son ayeti, toplumun gönüllerini fethedecek ve bir nevi barışı sağlamada başarılı olacak insanların nasıl bir kimlik taşıması gerektiğini ortaya koymaktadır. Şimdi bu önemli konuyu dikkatlice anlamaya çalışalım:

• “Müminler, inanmayanlara karşı şiddetlidir, serttir.” Bu ayeti kalıp ve şekil olarak anlarsak, ciddi hatalara düşmüş oluruz. Bu ayet, şu özelliklere dikkatimizi çekiyor: İnkâr edenler, müminleri eğip-bükemezler. İnkârcıların tuzakları, onları korkutamaz. İnkârcıların gücü, müminleri davalarından döndüremez… Peki, bizler nasıl anlıyoruz? İnkârcı biriyle karşılaştığında, şiddetli, heybetli, haşmetli görünecek ve onu korkutacaksın. Tebliğ, davet ve barış ortamında böyle bir tavır sergilemeyi caiz kılan hiçbir delil bulamayız.

• “Müminler birbirlerine karşı merhametlidirler.” Fetih Suresi’nin bu ayetini iyi anlamak için, şu temel bilgilerle donanmamız gerekir.  Önce merhametin ne olduğunu öğrenelim. Merhamet, kendinde olanı, olmayana verme sanatıdır. Böyle bir ahlakla ahlaklandığımızda, diğerlerini yaşamak çok kolay gelir mümin insana. Müminler birbirlerine karşı yumuşak, samimi ve saygılı olmalıdır. Aralarında gaye ve hedef birliği söz konusudur. Aralarında sevgi, uyum ve mükemmel bir ahlak söz konusudur.

• İşte en önemli dikkat edeceğimiz bu iki konuyu halledersek, diğerleri kolaydır. Bir vakıf, diğer vakfa, “kardeş vakfımız” diyorsa, bir dernek, diğer bir derneği hayırla yâd ediyorsa, müminlerden bir taife, diğer mümin kardeşlerinin arkadan çekiştirmiyorsa, bu ülkede istenilen ideal barışı sağlamak Allah’ın izniyle kolay ve hızlı gerçekleşir. Yeter ki gönüllerimizde temiz olan niyeti bozmayalım.

Toplumsal Hayatımızda Barış İçin Atılacak Adımlar

• Kur’an-ı Kerim’de insanların birbirleriyle olan münasebetlerini düzene koyan yaklaşık 250 ayet vardır. Sulh kelimesinden hareket ederek, ilk adımımızda Kur’an’a müracaat edip, Rabbimizin emir ve tavsiyelerini öğrenmeliyiz.

• Yeryüzünde yaşayan tüm insanlar, genelde peygamber evladıdır. Bu evlatların bir kısmı peygamberlerin yoluna ve safına geçerek, ilahi davete icabet etmiş, diğerleri ise davete icabet etmemiştir. Davete muhatap olanlara karşı nasıl davranmamızı biraz önce okuduğumuz Fetih Suresi’nin ilk ayetlerinden öğrenmiş bulunmaktayız.

• Toplumsal barışın sağlanmasında yapacağımız ve hatta yapmakla mükellef olduğumuz vazifemiz, ortak değerlerimizi sahiplenmeliyiz.  İlmi, manevi, siyasi, iktisadi sahada hizmet edenler o toplumun ortak değerleridir. Hem sahipleniriz, hem de ortak değerlerimiz için yapılması gereken hizmetlerde birlik ve beraberliğimizi devreye koyarız.

• Toplumsal barışta, inanan insanları başarıya taşıyacak bir konuda, zemmi fiilin esas olup, zemmi failin öne çıkmaması meselesidir. Yani isimlerden hareket ederek değil, fiillerden hareket ederek ilk adımları atmalıyız. Küfrün, şirkin, inkârın liderlerinin isimlerini Kur’an’da göremiyoruz. Ancak yaptıkları her şey ortadadır. Ebu Leheb’in dışında başka bir küfür liderinin ismi yoktur. Müslümanların safında ise ismi zikredilen sadece Hz. Zeyd’dir. Ancak isimi verilmeyen nice sahabenin örnek hayatında Kur’an-ı Kerim örnekler verir. Günümüzde bu usul ve anlayış kaldırılmış, insanların isimlerinden ilk adım atılmış ve netice alınamamıştır.

• Takva ile fetvanın ne zaman, nerede, ne şekilde devreye konulması gerektiğinin zamanı, mekânı ve usulü de istenilen seviyede anlaşılamamıştır. Toplumsal barışta bu konu çok önemlidir. Hele hele, geçiş dönemini yaşayan ülkemizde, ülke insanlarına yaklaşmanın, konuşmanın ve doğru mesajlar verilmesinin hassasiyeti göz ardı edilmemelidir. Takvayı şahsımızda, fetvayı ise muhatabımızda ararsak, başarılı adımlar atmış oluruz.

• Kötülüklere, kötü olan her şeye karşı alacağımız tavır da çok önemlidir. “Buğzumuzu, nefretimizi kötü olan şeylere mi yoksa kötülüğü yapan insanlara mı yapmalıyız?” sorusunu doğru cevaplandırmak gerekir. Müslüman insan, içkiye savaş açar, içene değil. Kızarsa içkiye kızar, içene değil. İçki içeni, o kötülükten nasıl kurtarabiliriz? Bunun hesabı yapılır. Bu basit örnekten hareket edersek, müşrik olan insanın şahsına değil, şirkine karşı geliriz. Kâfirin küfrüne, münafığın nifakına karşı tedbir alır, failleri, özneleri kurtarma projesiyle gündeme taşırız. İstenilen toplumsal barışın, olmazsa olmazlarıdır, bunlar.

• Sıcak gündemimizde olan bir başka konu, kapı komşuluğumuzun, küresel komşuluğa dönüştüğünü hesaba katarak, toplumsal barışa bu açıdan bakılmasıdır. Eğer Müslüman bir aile, üst katta oturan komşusunun bazı olumsuzluklarına bakar ve irtibatı keserse, bunun hesabı, ahirette çok zor verilir. Velev ki bu komşu gayr-i müslim biri olsun. Şimdi birlikte Tevbe Suresi’nin 6. ayetini bir daha okumaya çalışalım ve üzerinde düşünelim:

“Müşriklerden biri senden sığınma hakkı isterse, Allah’ın kelamını dinlemesi için ona bu hakkı ver. Sonra da (gerçeği kabul etmezse) onu, güvende olacağı yere ulaştır. Çünkü onlar bilgisiz bir topluluktur.” İsterseniz, ilgili ayeti, tefsirlerden okuyabilirsiniz.

• Aramızda, içimizde bazı insanlar vardır ki onlara karşı da hem tedbirli olmamız ve hem de irşada, tebliğe, davete ve toplumsal barışa yönelik hizmetlerimizde geri adım atmamamız gerekir. Bu kesim, yüzünü ve göğsünü Beytullah’a (Kâbe’ye) döndüğü halde, fikir ve eylemleriyle batıya yönelirse, bu tavır onu münafık yapar. Galiba en çok zorlanacağımız kesim de bu kesim olsa gerek.

• Bu temel vazifelerimizi icra etmek, sanıldığı kadar kolay olmayabilir. Ancak, Kur’an ve sünnetle hayata ve olaylara bakarsak, hiç de zor olmadığını görürüz. Bana göre, sana göreyi bırakır, Rabbimize göre, Rasûlümüze göre dersek, tüm kapılar açılır. Bu muhteşem hakikatin önünde boynumuzu eğmekten başka yapabileceğimiz bir şey yoktur.

• Şimdi, bu tespitlerimizi taçlandıracak bir konuya sıra geldi. Onu da siz muhterem okuyucularımızla paylaşıp, bu ayki verdiğimiz mesajı noktalayacağız.

• Kur’an-ı Kerim sorumlu olanların, başa geçip, devleti yönetenlerin yönetimde takip ettikleri metodu üçe ayırır. Bunlardan ikisinin batıl, birinin ise hak olduğunu belirtir:

1. Bozgunculuk yaparak yönetimi devralmayı yapanlar.

2. Kan dökerek devlet yönetimini ele geçirmek isteyenler.

3. İlimle, bilgiyle bu ağır sorumluluğu yüklenmek isteyenler.

Şuna inanıyoruz ki, ülkemizde ve dünya devletlerinde başarılı olacak olanlar, toplumsal barışı gerçekleştirecek olanlar, bozgunculuk yapanlar, kan dökenler değil, ilimle, bilimle, adaletle iş yapanlar olacaktır. Rabbimiz, önümüzü açtı, yeter ki rehavete, tembelliğe fırsat vermeyelim. Selam ve sevgilerimizle

  Diğer Yazı Başlıkları

Diğer Tüm Başlıkları Göster

» Yazarlarımız

» Bizden Haberler

» Videolar

» Makaleler

» Önerilenler

Faaliyet
Duyuru
Takvimi

Canlı Yayın
Tekrarı

Aile
Makaleleri

Üye Olmak
İstiyorum

Bağış
Yap!