Abdullah Büyük

İnsanlığımızın Mihenk Taşı Örnek Şahsiyetler

Tarih: 08.06.2019

Bu yazıyı sesli dinlemek ister misiniz ? Üye girişi yapın

Bizler, ziyaretleri basit bir adet haline getirdik. Amelden maksat, bir vazifeyi ifa etmek ve Allah’ın rızasını kazanmaktır. Allah rızası gaye edinilmeyen amellerin hiçbir değeri olmaz. Ziyaretler Allah için yapılmalı ve bir iş, amel ortaya konulmalıdır. Sırtındaki cübbesini misafirine minder diye seren gerçek Müslümanların peşinde yürüdüğünü söyleyen bizler, başımızı önümüze eğip bir kez daha düşünelim.

 

Önümüzde iki gurup insan gözüküyor. Her birimiz safımızı öğrenmek istiyorsak kendi yaşayışımız ile onların yaşayışını kıyaslayalım, hangi gurubun yaşayışına benziyorsak biz de onlardanız. Bizim hayat tarzımız ve insanlığımız, insanlığın önüne mihenk taşı olarak konan, nebevi terbiyeden geçmiş model şahsiyetlerin hayatına mı, yoksa seküler insanın hayat tarzına mı benziyor?

 

 

 

Bu kadar koşuşturmanın içinde biraz muhasebeye ne dersiniz. Dünyalıklarımıza ait her şeyin hesabını, kitabını o kadar ince yaparız da, ahiret hayatımıza ait hesabımızı, kitabımızı neden ince ve her an yapmıyoruz. Yapmamız gerekir. Bu muhasebede kendimizi ölçeceğimiz, kendimizi kıyaslayacağımız mihenk taşı, Efendimizin terbiyesinden geçen örnek şahsiyetlerdir.

Bu örnek şahsiyetlerin hayatından bir kaç kesite değinerek, bu kesitler karşısındaki ahvalimizi sizlerle paylaşmak istiyorum. Burada kimseyi itham yok, suçlama yok. Söylenenlerin tamamı önce kendi nefsimedir.

Efendimizin öz elleriyle terbiye etmiş olduğu örnek şahsiyetler, amellerinin büyüklüğüne küçüklüğüne bakmaz, kim için yaptıklarına dikkat ederlerdi. Mü’min bir kardeşinin gönlünü almak veya cihat etmek. Bu iki ameli yaparlarken ihlâslarına ve kim için yaptıklarına itina gösterirlerdi. Çünkü imanları böyle davranmayı istiyordu. Günlük yaşayışlarının raporunu vahiyden tespit ederlerdi.

Sahabe, batıl ehline karşı onurlu mü’minlere karşı merhametliydiler. Bir ara batıl ehlinden bir gurup gelmiş, Peygamberin (sav) etrafında garip, güçsüz ve yoksul kimseler görmüşlerdi. Yüce Rasule şu soruyu sordular:

“Ya Muhammed! Senin havsalan bunları nasıl kabul ediyor? Bunlar senin arkadaşların iken biz nasıl sana tabii olacağız? Bunları yanından kov, dediler. Yoksul ve düşkünlere elini ve bağrını uzatmış, açmış yüce Peygamber bu yoksul ve düşkün mü’minlere bakarak:

“Şunu bilin ki, ben yaşadığım sürece aranızda yaşayacağım ve öldüğüm zaman aranızda öleceğim” buyurdu.

Sahabe, imkân buldukça birbirlerine uğrar, dertleşir, hal-hatır sorarlardı. Bir mü’min diğer mü’min kardeşinin halinden üç gün habersiz kalmazdı. Arar, sorar, bulurdu. Bunu da imanının gereği olarak yaparlardı. Hatta onlarda öyleleri vardı ki Medâin şehrinden ta Şam’a kadar gelir ve Müslüman kardeşini ziyaret eder, halini, durumunu sorar, öğrenir, yapılması icap edeni yapar sonra da geri dönerlerdi.

Numune şahsiyetler, sohbet toplantıları yaparlar, birbirlerini ziyaret ederler ve ikramda bulunurlardı. Bu gibi ameller birbirleriyle olan irtibatlarını kuvvetlendirir, sevgi ve muhabbetin fedaileri olurlardı. Bu hususta onlardan bir ilim ehli şöyle demişti: “Ara sıra sohbet toplantıları yapıyor, birbirlerinizi hak rızası için ziyaret ediyorsanız, siz bunu yaptığınız müddetçe iyilik, bolluk ve mutluluk içinde yaşayacaksınız.”

Sahabe, mü’min kardeşlerinin işlerini görmek, takip etmek hususunda sanki birbirleriyle yarışırlardı. İlim beldesinin kapısı niteliğinde bulunan Hz. Ali (ra) diyor ki:

“İki nimet vardır; bilmem ki hangisi beni daha çok sevindirir. Biri, herhangi bir Müslüman’ın beni derdine derman kabul edip de bana başvurmasıdır. Biri de o kimsenin derdini, Yüce Allah’ın benim elimle halletmesidir. Allah’a yemin ederim ki, herhangi bir Müslüman’ın bir derdini halletmek, benim için yeryüzü dolusu kadar altın ve gümüşe sahip olmaktan daha çok sevindiricidir.”

Örnek şahsiyetler, cemaatin başında bulunan büyüklerine saygı gösterir ve değer verirlerdi. “Bir toplumun büyüğü yanınıza geldiği zaman ona değer verin” hadisi numune şahsiyetler olan sahabe’nin şiarı olmuştu. Allah’ın kullarına değer verene, Allah da değer verir.

Şimdi de projeksinu kendimize çevirelim ve muhasebemizi yapalım:

Bizler, ümmetin önündeki örnek şahsiyetlerin amel ve ahlakına aykırı işlerle ömür tüketir hale geldik adeta. Bir defacık olsun, görmediğimiz tanımadığımız mü’min kardeşlerimiz hakkında, aleyhine rahatlıkla konuşup, kabaran nefislerimizi böyle teskin ediyoruz.

Bizler, mü’min kardeşlerimize dünyalığı nispetinde değer ve kıymet verir hale geldik. Hatta onlarla beraber olup sohbet etmeyiz, birlikte sokak ve caddelerde dolaşmayız. İslam’ın dışındaki görüş ve ideolojilerinden olan “İnsan ekonomik bir varlıktır” tezine sanki bizler de katılmışız. Ancak şu unutulmamalıdır ki; insanı maddesiyle ölçmek isteyen kimseler, kapitalist ve dünyevi çıkarları istikametinde yaşayan insanlardan sayılır.

Bizler, ziyaretleri basit bir adet haline getirdik. Amelden maksat, bir vazifeyi ifa etmek ve Allah’ın rızasını kazanmaktır. Allah rızası gaye edinilmeyen amellerin hiçbir değeri olmaz. Ziyaretler Allah için yapılmalı ve bir iş, amel ortaya konulmalıdır. Sırtındaki cübbesini misafirine minder diye seren gerçek Müslümanların peşinde yürüdüğünü söyleyen bizler, başımızı önümüze eğip bir kez daha düşünelim.

Bizler, toplumun ileri gelen şahısları aleyhine kampanya başlatmayı vazife addederiz. Onların aleyhinde bulunmanın dini bir tebliğ olduğu görüşünü savunuruz. Taraftar tutmak için en kestirme yolun bu olduğunu zannederiz. Allah’tan korkmadan rahat rahat aleyhte konuşuruz, dinleyenler de zevk duyar. Çünkü şeytan konuşanın ağzına, dinleyenin kulağına badem yağı sürmüştür. Konuştukça coşarız, coştukça konuşuruz.

Bizler, şekle ve surete önem verir hale geldik. Eğer kendimiz kıyafeti düzgün biri isek, yanımıza gelen kişi kendimiz gibi değilse o kişiden uzak kalmanın yollarını araştırır olduk. Hâlbuki bizim gibi olmayan kıyafet sahibi ile Cuma namazında veya başka bir namazda yanyana aynı safta namaz kılarız. Fakat çevrenin ve suretin, şeklin verdiği tesir, yoksul giyimli Müslüman’ı, hor ve hakir tanıtmıştır.

Bizler, batıl ehline karşı yağcı, mütevazı; garip Müslümanlara karşı ise kibirli, onurlu ve gururlu bir hale geldik. Bunu görmek isterseniz adım başı hadiselere şahit olabilirsiniz. Bir gafil Müslüman’ın bankaya gidip, faizli muamelelerde bulunmasına gözlerinizle inanamazsınız. Hâlbuki bu adam camide Rabbine karşı rukuya eğilip, secde ediyordu. Demek ki, kendisine göre namaz kılışı varmış bu adamın!...

Önümüzde iki gurup insan gözüküyor. Her birimiz safımızı öğrenmek istiyorsak kendi yaşayışımız ile onların yaşayışını kıyaslayalım, hangi gurubun yaşayışına benziyorsak biz de onlardanız. Bizim hayat tarzımız ve insanlığımız, insanlığın önüne mihenk taşı olarak konan, nebevi terbiyeden geçmiş model şahsiyetlerin hayatına mı yoksa seküler insanın hayat tarzına mı benziyor?

Burada şu hususu belirtelim ki, örnek şahsiyetler dediğimiz sahabe gibi olmak için çalışanlar, mücadele edenler, yorulanlar ve kısmen de olsa onlar gibi olanlar da vardır. İstisnalar kaideyi bozmayacağı için biz umumi olarak meseleleri ele alıyoruz.

Yüce Allah, bizleri nebevi terbiyeden geçmiş örnek şahsiyetler dediğimiz sahabe’nin gittiği hak yoldan ayırmasın. Amin.

  Diğer Köşe Yazı Başlıkları

Men Rabbüke - Kalbi Yoklama
Men Rabbüke, Manevi Sigorta Sistemi
Biri Geçmiş Biri Gelecek İki Mühim Sual
Men Rabbüke, Mü'min Kulun Ruhu Toprakla Buluşunca
Men Rabbüke, Kabir Azabı
Men Rabbüke, Ölüm Anında İmanı Muhafaza Etmek
Men Rabbüke / Rabbin Kim ..?
Allaha İman Konusunda Gençliğin Sıkıntısı
Müslüman İş Adamlarımızın Sorumlulukları
Kuranın Nazarında İnsan
Beşeri İlişkilerimiz ve İnsan Kazanma Sanatı
İslami Hizmetlerde Muhasebe ve Murakabe
Faydalı olanı almak faydasız olanı terk etmek
Kemiyete Değil Keyfiyete Önem Vermek
Sevgi ve Rahmetin Gölgesinde Aile Hayatımız
Müminin Evi Beytullahın Şubesidir
Müslüman Olmamızın Farkı ve Tesiri
İnsanlığımızın Mihenk Taşı Örnek Şahsiyetler
Farklı Yönleriyle Ramazan Ayı
Alimin Kıyamı Alemin Kıyamıdır
Fidan İnsanlar dan Biriydi
İhlaslı Müminin Vakit Algısı
Mutlak Örneğimiz Hazret-i Muhammettir (s.a.v)
Beri Gel Barışalım
OKU
Sorumluluklarımız, Vazifelerimiz ve Usulümüz
Zeki Talebeler, Müslümanların Ortak Değerleridir
Ribat Okuyucularımıza, Ülkemiz Müslüman Kardeşlerimize
Örneğimiz ve Rehberimizden Alacağımız Dersler
Adım Adım Beş Gücümüze Kavuşuyoruz
Bedir'den Çanakkale'ye, Çanakkale' den Afrin' e
Problemleri Temelden Çözen Bir Konu
Toplumun Islahında Alimlerimizin Mes'uliyeti
Allah'ın Günleri, Millet ve Devletlerin Akibetleri
Aile İçi İletişim ve Huzur
Kurban ve Bayram
Emin Peygambere Güvenilir Ümmet Yetiştirmeliyiz
Milletler ve Medeniyetler
Dünyevileşmenin Panzehiri İbadet ve Hilafettir
Ramazan'a Hazırlanıyor muyuz
Üç Ayların Anlamını Doğru Anlayalım
Aile Hayatının Temeli Sevgi ve Merhamettir
İslami Hizmetlerde Usul-Vusul İrtibatı
Değişim Sünnetullah'tır
YÜREKLERİN FETHİ İLETİŞİMLE OLUR
Mürebbinin (Terbiyecinin) Vasıfları
CEMAAT, ŞAHSİYET YETİŞTİREN BİR MEKTEPTİR
NESİLLERİN TERBİYESİ BİR PERYGAMBER MESLEĞİDİR
Küresel Barışın Yolu Evlerden Geçer
Ramazanının Bıraktığı İzler
Farklı Yönleriyle Ramazan Ayımız
ASIL BAŞARI; NUMUNE İNSAN YETİŞTİRMEKTİR
SÖZLE YETİNENLERİN AHİRET MANZARALARI
ŞAHSİYET TERBİYESİNİN TEMELLERİ
DÜNYANIN İNSANLA, İNSANIN DÜNYA İLE İMTİHANI
MURAKABE VE MUHASEBE KALPTEN BAŞLAR
MÜSLÜMAN GENÇLİĞİN PROBLEMİ; ÖRNEK ŞAHSİYET KITLIĞI
Ahirete İmanımızı Yenileyelim
AİDİYET ve MENSUBİYET
GALİBİYET VE MAĞLUBİYET GÜNLERİNE BAKIŞIMIZ
RAMAZAN AYI İLE İLİŞKİMİZ
İNSANI TERBİYE ETMENİN CAN DAMARLARI
Cahiliye toplumundan, İslam toplumuna geçiş
Kalp Gözüyle Bakmak
MAZERET YOK, HİZMETLERE DEVAM
Kulluk Kimliğimizi Gözden Geçirmeliyiz
OKU-ANLA-YAŞA-YAŞAT
Yaygın Eğitim: Buyurun Sohbet Halkalarına, Örgün Eğitim: Buyurun Ders Başına…
Bu Mesajımı Utanarak Yazmak Mecburiyetinde Kaldım.
Evini, Cennetten Bir Köşe Yapmak İsteyen Herkese
Dedi: “Himmet üstadım” Cevap geldi: “Hizmet Evladım”
Rabbimize Yakın Olmanın En Tesirli Ameli Nedir?
Ribat Okuyucularımıza Özel Bir mesajımız vardır.
Peygamberimizi tanımak ve anlamak
İnsanlaşmış devlet; devletleşmiş insan
KARDEŞLİĞİMİZ VE TOPLUMSAL BARIŞ
Kulluğumuzda ve Hizmetlerde Dinç Kalmak
İnsan Eğitmek, İnsan Yönetmek ve İş Üretmek
Kurban İbadetimizin Maksadını Doğru Anlayalım
Hak-Batıl Mücadelesi
Beni, Sana Yaklaştıracak Amelleri Sevdir Ya Rabbi
Fidan İnsanlar ve Gönüllerin Fethi
Barışın Toplumsal Boyutu
Zor ve Kolay Dönemlerin İnsanı ve İmtihanı
Spot Cümleler ve Düşündürdükleri
Değişen Şartlar ve Sorumluluğumuz
Toplumsal Barış
Çözüme Yönelik Bazı Tekliflerimiz
Ey Nuh! O Asla Senin Ailenden Değildir
İnsanın İktidarı
Kulaklarımız Doydu, Ya Gözlerimiz
Moda, Tesettürümüzü Esir mi Aldı Acaba
Uygulanması Zaruri ve Kolay Olan Bazı Konular
Ahiret Gününe İnanmakla Elde Edilir
Milletler, Yasalar ve Sonuçlar
Memnuniyetle Kabul Edilecek Hizmetlerin Rüyasını Görenler Nerede?
Müslüman Davetçinin Temel Özellikleri
KUR’ AN VE MÜSLÜMAN
1438 Ramazan’ın Anısına
İktisadi güç ve önemi
Siyasi güç ve önemi
Müslüman ümmetin güç kaynakları
Daraltılmış kulluktan, genişletilmiş kulluğa geçiş
Müslümanın önüne konulan üç kitap
Bakışlarımızı İslamlaştırmalıyız
Sorunlarımızın çözüm adresi
Mü’mine mazeret yakışmaz
Dünya ile imtihanımız
Miraç ve namaz
Merhabalar Rahmet Mevsimi
Hayat Anlamını Allah’tan Alır...
Kur’an ve Sünnetin Işığında Cemaat Olunur
Ölüm anlamını yitirmesin
Müslüman rastgele yaşayamaz
Kur’an insan irtibatı
Müslüman şahsiyet Allah’a aittir
Cennete Layık Bir Kul Olma Mücadelesi...
Allah’a Firar Edelim...
İman Kur’an ve Namaz
Peygamber varislerine ithaf olunur (2)
Zoru kolaylaştırmak
Zulüm kavramını her insan bilmelidir
Dünyadaki Cennet: “Huzurlu Aile Yuvası”
İnsan ve geleceği

Diğer Tüm Başlıkları Göster

» Yazarlarımız

» Bizden Haberler

» Videolar

» Makaleler

» Önerilenler

Faaliyet
Duyuru
Takvimi

Aile
Makaleleri

Üye Olmak
İstiyorum

Bağış
Yap!